KKTC Yaşayacak mı? / Erol MANİSALI

KKTC Yaşayacak mı? / Erol MANİSALI

İletigönderen Başkomutan » Pzt Tem 19, 2010 15:48


KKTC Yaşayacak mı?


Bir 20 Temmuz’a daha geldik, KKTC’nin kuruluşuna yol açacak müdahale ve sonrasında 15 Kasım 1983’te onun kuruluşu;

- 1963 ile 1974 arasında Kıbrıs Türkleri, 1960’ta elde ettikleri hakları kullanamıyorlar, baskı altındalar. Oysa İngiltere, Yunanistan ve Türkiye imzaladıkları uluslararası anlaşma ile garantör ülke statüsündeler ve üçü de Kıbrıs’ta asker bulunduruyor.

- 1967’de Atina’da askeri darbe olmuş ve demokratik seçimlerle işbaşına gelen sol iktidardan memnun olmayan kimi küresel odaklar Albaylar Cuntası’nı işbaşına getirmişler. Bizim daha sonra yaşadığımız 12 Eylül 1980 generaller darbesine benzer bir durum.

- Kıbrıs’taki Makaryos yönetimi (ve rejimi) adayı yavaş yavaş bir Helen adası yapmak istiyor. Ama kendisi üçüncü dünyaya çok yakın. Bu stratejik bölgede (ve adada) üçüncü dünyacı bir yönetim istemeyenler Makaryos’u devirmeye karar veriyorlar.

- 1990’lı yıllarda açıklanan Amerikan ve Yunan belgelerine göre Washington ve Atina, Nikos Samson adında terörist, katil ve Türk düşmanı biri üzerinde anlaşıyorlar. Nikos Samson’a, üçüncü dünyacı Makaryos’u devirip iktidara darbe yoluyla geçtiğinde, “devlet başkanı olarak tanınacağı güvencesi”, Atina’daki Albaylar Cuntası tarafından veriliyor.

- 15 Temmuz 1974’te Samson darbeyi başlatıyor ancak sonuç alamıyor ve adada bir iç savaş bütün şiddeti ile yürüyor.

- Türkiye garantör ülke, tek başına da müdahale edebilir. Ama Başbakan Ecevit Londra’ya, “birlikte müdahaleyi öneriyor”. Atina ile konuşamaz çünkü hem faşist bir askeri cunta var, hem zaten Samson’u tezgâhlayıp adaya gönderenler onlar.

Ama Londra, Ecevit’in önerisini geri çeviriyor.Türklerle Rumlar kapışırsa, her zaman olduğu gibi işlerine geliyor, ikisi de Londra’ya, “gel benim tarafımda ol” diye talepte bulunacaklardır. Zaten İngiltere’nin adanın her tarafına yayılmış askeri üsleri var; 1960 anlaşmasına göre bu üsler onun tapulu malı; Ankara ve Atina 1960’ta bunu kabul etmişler.

- Ecevit’in başında bulunduğu koalisyon hükümeti,1960 Anlaşması’nda Türkiye’nin sahip olduğu garantörlük hakkına dayanarak 20 Temmuz’da Kıbrıs’a askeri müdahalede bulunuyor.

Birkaç yıl sonra Kıbrıs Türk Federe Devleti, 15 Kasım 1983’te de Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti kurulur. Türkiye’nin müdahalesi başlangıçta Batı’da ve diğer ülkelerde oldukça destek görür.

Desteğin nedenleri?

1) Önce Atina’daki Albaylar Cuntası’nın faşist ve işgalci girişimi ile ada işgal edilmek istenmiş, Türklere saldırılar başlamış ve Ankara uluslararası anlaşmalardan doğan haklarını kullanarak müdahale etmiştir.

Siyasi, hukuki ve reel gelişmeler açısından Türkiye’nin konumu sağlam.

2) Üçüncü dünyacı Makaryos devre dışı kaldığı ve ABD ve Avrupa’ya el açmak durumuna düştüğü için Washington ve Londra çevreleri de mutludurlar. Artık Moskova, Yeni Delhi, Belgrad üçgeninde at oynatan Papaz, Washington ve Londra’dan yardım bekler hale gelmiştir.

3) Ezilmiş İslam âlemi de, adadaki Müslüman (ve Türk) oluşumuna sempati ile bakmaktadır.

4) 20 Temmuz müdahalesinden sonra Atina’daki faşist Albaylar Cuntası devrilmiş ve demokrasi Yunanistan’a gelmeye başlamıştır.

Bu konjonktür dalgalanarak, yavaş yavaş Türkiye aleyhine değişmeye başladı. 1990 sonrasında ise ABD ve AB’nin Türkiye ve bölge için yeni öngörüleri Türkiye’yi Kıbrıs’ta sıkıştırma yönünde gelişti.

Başlangıçta KKTC’ye oldukça ılımlı bakan çevreler 1994’te ülkeye ambargo uygulamaya başladılar. AB bu ambargonun öncüsü oldu.

- Türkiye ile AB arasında tek yanlı bağlar kurulurken KKTC, Türkiye-AB ilişkilerine endekslendi. 6 Mart 1995’teki Gümrük Birliği’nin imzasından birkaç gün önce 24 Şubat’ta AB’nin başkanlık bildirgesi açıklandı ve “Rumların Kıbrıs Cumhuriyeti olarak AB’ye alınacakları” ilan edildi. (*)

Yani AB, 1960’taki Londra ve Zürih anlaşmalarını tek yanlı olarak rafa kaldırmaya başlamıştı.

1990 sonrasının Türkiye ve Ortadoğu politikaları yeniden çizilirken, Kıbrıs gibi stratejik bir adada Türkiye’nin ve Türklerin varlığı kabul edilemezdi.

- AB, gırtlağına kadar KKTC’deki iç politikanın içine daldı.

- Kimin iktidara geleceği artık dışardan belirleniyordu. Günter Verheugen ve Karen Fogg, “seçimlerde şöyle şöyle bir sonuç alınmaz ise sonuçları geçerli saymayacaklarını” kamuoyu önünde açıklıyorlardı.

Mayıs 2004’te Kıbrıs Rumları, Kıbrıs Cumhuriyeti olarak, “uluslararası anlaşmalara aykırı bir biçimde AB üyesi yapıldılar”.

Artık Türkiye üzerindeki kedi-fare oyununa, Yunanlılardan sonra Rumlar da dahil edildiler. Türkiye’nin AB ile ilişkilerinde KKTC, sürece endekslenen bir parça oldu.

“Türkiye’nin AB üyeliğindeki en önemli engel Kıbrıs sorunudur” diyecek kadar akıldan, hukuktan ve ahlaktan yoksun görüşler bile yazılıp söylenmeye başlandı.

2010 yılındaki 20 Temmuz kutlamalarını bu acı tarihi süreç içinde görmemiz gerekiyor. Bugün geldiğimiz noktadaki sorun şudur; Türkiye, KKTC’nin varlığını sürdürmesi için gerekli olan siyasi, iktisadi, askeri ve kültürel iradeye sahip midir, değil midir?


Erol MANİSALI
19.07.10
Cebren ve hile ile aziz vatanın bütün kaleleri zaptedilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir.Bütün bu şerâitten daha elîm ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içinde bulunabilirler!

Eğer bir milletin kurtarıcıya gereksinimi yoksa artık millet olmuştur
Sakın kurtarıcı bekleme‚ yoksa sana karşı olan vazifemi yapamadım sayarım

Türk milletinin büyük millet olduğunu bütün medeni alem, az zamanda, bir kere daha tanıyacaktır

Beni hatırlayınız
Kullanıcı küçük betizi
Başkomutan
Genel Yetkili
Genel Yetkili
 
İletiler: 2297
Kayıt: Pzt Eki 12, 2009 23:24

Re: KKTC Yaşayacak mı? / Erol MANİSALI

İletigönderen Mustafa Recep » Pzt Tem 19, 2010 19:03

KIBRIS'ı satacak olanlar şimdiden kefen ölçülerini alıp siparişini de versinler.
AMERİKANCI GENERALLER DEĞİL KEMALİST PAŞALAR İSTİYORUZ!
Kullanıcı küçük betizi
Mustafa Recep
Üye
Üye
 
İletiler: 417
Kayıt: Çrş Tem 09, 2008 13:11
Konum: sakarya

Re: KKTC Yaşayacak mı? / Erol MANİSALI

İletigönderen eskopatj2 » Pzt Tem 19, 2010 19:06

Haklısın Mustafa Recep Bakalım Kıbrıs'ı Nasıl satacaklar :D
Kullanıcı küçük betizi
eskopatj2
Üye
Üye
 
İletiler: 66
Kayıt: Çrş Mar 31, 2010 9:55

Re: KKTC Yaşayacak mı? / Erol MANİSALI

İletigönderen ulusalcı » Pzt Tem 19, 2010 22:51

Degerli hocamizi, sayin Erol Manisali'yi özledik.. Hocam, sagliginiz yerindeyse TV'ye de bekleriz. Saygilar
Kullanıcı küçük betizi
ulusalcı
Üye
Üye
 
İletiler: 93
Kayıt: Cmt Oca 31, 2009 8:09

Re: KKTC Yaşayacak mı? / Erol MANİSALI

İletigönderen Urunguj » Sal Tem 20, 2010 1:40

"Başbakan Erdoğan’ın iktidara geldikten sonra uygulamaya koyduğu Kıbrıs siyasetini kabul etmek mümkün değildir. Erdoğan’ın savunduğu Annan Planı’nda öngörülen ‘federasyon’ Kıbrıs Türkünün sonunu getirecek; yok olmamıza neden olacaktı. Neyse ki Rum tarafı planı reddetti de kurtulduk. Erdoğan Kıbrıs meselesini iyi etüd edememiş, Rumu ve hedeflerini iyice anlayamamış ve dolayısıyla Kıbrıs siyasetinde başarısız olmuştur. Erdoğan başarısız olurken biz Kıbrıs Türkleri de maalesef tarihimizde ilk kez Anavatandaki hükümet ve Başbakanı ile ters düşerek kelimelerle anlatılması zor bir sıkıntı yaşadık. Bu sıkıntıyı hâlâ daha yaşamaktayız. .

Bunları neden yazıyorum?
Bu bilinenleri niye tekrarlıyorum? Erdoğan’ın Gazze’ye insani yardım götüren filoya düzenlenen İsrail saldırıları karşısında gösterdiği haklı tepkiyi ve geçtiğimiz hafta Srebrenitsa katliamının 15. Yıldönümünde yine çok haklı olarak söylediklerini biz Kıbrıs Türkleri ve Kıbrıs davamız için yapmadığı-söylemediği için yazıyorum. Erdoğan’ın Filistinli ve Bosnalı Müslümanlar için söylediklerini ve koyduğu tavrı keşke Kıbrıs Türkü için de gösterebilse. Başbakan Erdoğan, bir süre önce “Kudüs’ün kaderi İstanbul’un kaderinden ayrı değildir. Gazze’in kaderi Ankara’nın kaderinden ayrı değildir. Ramallah’ın, Nablus’un, Rafah’ın, Beytüllah’ın kaderi asla ve asla Konya’nın kaderinden ayrı değildir. Dünya katliamlara göz yumsa, biz gözümüzü yummayacağız. Dünya, Filistin’e sırtını dönse, biz Filistin halkına Gazze’ye Kudüs’e sırtımızı dönmeyeceğiz” diye konuşma yapmış, düşüncelerini açıklamıştır.
Erdoğan, Srebrenitsa katliamının 15. yıl dönümü töreninde yaptığı konuşmasında “Saraybosna İstanbul’un kardeşidir. Belgrad Ankara’nın dostudur, Zagreb İzmir’in akrabasıdır, Kızılırmak Nehri’nin, Sakarya Nehri’nin, Tuna’nın, Dirina’nın, tarihi ortaktır, birdir” dedi. Katliam kurbanlarının vatanları, namusları, şerefleri, onurları ve insanlık için hayatlarını verdiğinin ve toplu katliama muhatap olduğunun altını çizen Erdoğan, “Onlar kanlı, acımasız, kuralsız, vahşi bir savaşta katledildiler. Bratunaç’ta, Karakay’da, Potoçari’de, Miniçi’de, Tuzla yolunda bütün bu çevremizdeki dağlarda sadece birkaç gün içinde yaklaşık 10 bine yakın masum insan, hatta kadınlar, çocuklar, kundaklarında bebekler insanlık dışı yöntemle adeta etnik temizliğe tabi tutuldular. Srebrenitsa’yı hafızalarımızdan hiç çıkarmayacak, silinmesine izin vermeyeceğiz” diyerek katliamlarda Şehit olan Müslümanları anmıştır...

Ya Kıbrıs’taki katliamlar?
Sayın Başbakan Erdoğan’a haksızlık etmek gibi bir niyetim yoktur. Ancak AKP’nin iktidara geldiği günden bu yana, Başbakan Erdoğan’ın ağzından tek bir gün dahi başta Muratağa, Sandallar, Atlılar, Taşkent, Alaminyo, Ayvasıl, Kumsal, Limasol, Baf, Larnaka olmak üzere Kıbrıs’ın hemen hemen her yerleşim bölgesinde Rumların yaptıkları katliamları gündeme getirdiğini hiç duymadım. İki günlük bebelerden seksen yaşını aşmış ninelere kadar yapılan katliamları kınadığını hatırlamıyorum. Rumun çağın en büyük katliamlarından birini gerçekleştirdiğini, Kıbrıs Türkünün topyekun yok olmaktan son anda Türkiye’nin müdahalesi ile kurtulduğuna işaret ederek Rum-Yunan ikilisini lanetlediğini hiç ama hiç duymadım. Kıbrıs’ta özellikle 1963-74 yılları arasında yapılanların unutulmaması ve unutturulmaması gerektiğini söylediğini de hiç duymadım. Tersine Erdoğan Kıbrıs Türkünün geçmişte yaşanılan vahşeti unutarak Rumla Birleşik Kıbrıs Devleti çatısı altında birleşmesi gerektiğini telkin etmiş ve etmektedir. Güzeyurt’un, Maraş’ın; Lefkoşa’nın,Girne’nin; Gazi Mağusa’nın kaderi Konya’nın, Ankara’nın kaderinden asla farklı değildir dediğini hiç işitmedim.İtirazım bunadır. İsyanım bunadır. Kıbrıs’ta Türklük mücadelesi veren, Müslümanlık mücadelesi veren, vahşetin her türlüsünü yaşayan, aşağılanan, göçe zorlanan, hunharca katledilen, insanlık dışı şartlarda yıllarca yaşamaya zorlanan, dünyadan tecrit edilerek horlanan ve buna rağmen yılmayan Kıbrıs Türkünün Anavatanının Başbakanının ağzından bunları duymaya hakkı yok mudur? Mutlu Barış Harekatının 36. yıl dönümünde Barış ve Özgürlük Bayramı hepimize kutlu olsun. Şehitlerimizi rahmetle, Gazilerimizi minnetle ve Varoluş Mücadelemizde her zaman destek veren Anadolu’muzun güzel insanlarını şükranla anarken kulağım Başbakan Erdoğan’da olacak..."

http://www.yg.yenicaggazetesi.com.tr/ya ... aber=14141
Kullanıcı küçük betizi
Urunguj
Üye
Üye
 
İletiler: 222
Kayıt: Cmt Ara 05, 2009 0:44

Re: KKTC Yaşayacak mı? / Erol MANİSALI

İletigönderen Urunguj » Sal Tem 20, 2010 1:50

Sayın Erol Manisalı'nın yazısının sonunda sorduğu soru:

2010 yılındaki 20 Temmuz kutlamalarını bu acı tarihi süreç içinde görmemiz gerekiyor. Bugün geldiğimiz noktadaki sorun şudur; Türkiye, KKTC’nin varlığını sürdürmesi için gerekli olan siyasi, iktisadi, askeri ve kültürel iradeye sahip midir, değil midir?

Bu soruyu doğru yanıtlamayan kişiyi vatandaşlıktan çıkarmak gerektir!

Bugün 20 temmuz 2010...
Kullanıcı küçük betizi
Urunguj
Üye
Üye
 
İletiler: 222
Kayıt: Cmt Ara 05, 2009 0:44

Re: KKTC Yaşayacak mı? / Erol MANİSALI

İletigönderen Mustafa Recep » Sal Tem 20, 2010 10:30

ulusalcı yazdı:Degerli hocamizi, sayin Erol Manisali'yi özledik.. Hocam, sagliginiz yerindeyse TV'ye de bekleriz. Saygilar


ben yaklaşık iki ay önce aradım ama evde yoktu, aynısını söyleyecektim kendilerine.. ama sağlık durumu iyiymiş.
AMERİKANCI GENERALLER DEĞİL KEMALİST PAŞALAR İSTİYORUZ!
Kullanıcı küçük betizi
Mustafa Recep
Üye
Üye
 
İletiler: 417
Kayıt: Çrş Tem 09, 2008 13:11
Konum: sakarya

Re: KKTC Yaşayacak mı? / Erol MANİSALI

İletigönderen yigitler » Sal Tem 20, 2010 19:57

Sayin Manisali'nin tespitleri dogrudur. Kibris'ta iktidar degisti ama AKP bu hukumeti ve Dervis Eroglu'nu yipratmak icin elinden geleni yapacaktir.
Kullanıcı küçük betizi
yigitler
Üye
Üye
 
İletiler: 600
Kayıt: Pzr Ara 07, 2008 21:41


Şu dizine dön: Gazete Köşe Yazarları

Kİmler çevrİmİçİ

Bu dizini gezen kullanıcılar: Hiç kayıtlı kullanıcı yok ve 0 konuk

x