AKP Gözetiminde ABD Operasyonu… - Zahide UÇAR

AKP Gözetiminde ABD Operasyonu… - Zahide UÇAR

İletigönderen Oğuz Kağan » Prş Oca 07, 2010 22:54

AKP Gözetiminde ABD Operasyonu…

Arınç’a “sözde suikast” ortaoyununda suikast yapacak denilen subaylar serbest bırakıldı, çünkü suikast ya da ortam dinlemesine yönelik hiçbir delil bulunamadı. Olmayan suikast Özel Kuvvetlere girebilmek için “maymuncuk” olarak kullanıldı. Bir takım öngörüsüz cahiller ve basının Lawrence’ları kirli yorumlar yapıyor. Neymiş efendim, Ö.K.K.’lığı gladionun merkeziymiş.

Özel Harp Dairesi herkesin bildiği gibi Sovyet tehditine karşı Amerika(CİA) güdümünde kurulmuştur. Sovyetlerin yıkılmasıyla bu tehdit ortadan kalkmıştır. ABD’nin Kuzey Irak’taki hesapları Türk Ordusunun tehdit algılamasını değiştirmiş, ABD’nin kendisi tehdite dönüşmüştür. Ordu CİA güdümünde olan Ö.H.D.’ni ABD’ye karşı kullanılamayacağı için 1991 yılında Özel Kuvvetler Komutanlığı’na dönüştürdü. Özel Harp Dairesi’nin Ö.K.K.’na dönüştürülerek ulusallaştırılması ABD’nin hoşuna gitmedi. Org. Eşref Bitlis’in uçağı bu süreçte düştü(düşürüldü).

1994-98 arası Org. Karadayı ABD ve NATO yapılanmasını Genelkurmay’dan temizler ve Ö.K.K.’nın ulusal amaçlar için kullanılmasına yönelik çalışmalar yapar. 1998 yılında Genelkurmay Başkanı olan Kıvrıkoğlu ABD’nin Türkiye ve bölge ülkeler için tehdit oluşturduğunu açıkça ifade eder. Kıvrıkoğlu ABD’yi ziyaret etmeyen ilk ve son Genelkurmay Başkanıdır. Kıvrıkoğlu deyince bir suikast iddiasını hatırlatmadan olmaz.

“Türk Silahlı Kuvvetleri 1997 yılında, Ege tatbikatları çerçevesinde Kıbrıs’ta bir çalışma yapmıştı. 5 Kasım 97 günü Toros-2/97 adlı bu tatbikatta bir kaza(!) yaşandı. Özel kuvvetlerden seken kurşun, Komutan çadırında tatbikatı izleyen Albay Vural Berkay’a isabet ederek öldürdü. Albay Berkay’ın hemen önünde Orgeneral Hüseyin Kıvrıkoğlu oturuyordu. Kıvrıkoğlu Paşa, seken (!) kurşundan bir şans eseri, yerinde vücudunu oynattığı için kurtulmuştu. Kurşun isabet etseydi ve Kıvrıkoğlu hayatını kaybetseydi ne olacaktı?.. Komuta kademesindeki terfi kimlikleri değişecekti.. O günleri takip eden gözlemciler, Kıvrıkoğlu’nun ortadan kalkması durumunda, Çevik Bir’in birdenbire önünün açılacağını, normalde ulaşamayacağı Genel Kurmay Başkanı koltuğuna bu durumda ulaşabileceğini belirtiyorlardı.”

Çevik Bir 28 Şubat döneminde öne çıkarak, toplum vicdanını yaralayan uygulamalarıyla AKP’nin iktidar, RTE’nin Başbakan olmasına zemin oluşturdu. 20 Ekim 1996 Yılında Abramowitz “Erdoğan Erbakan’ın yerini almalıdır” diyordu. AKP iktidara gelmeden 6 yıl önce…

Geldiğimiz noktada; ABD'nin Ö.H.D.’nden boşalan yeri emniyet içinde örgütlenen Fetullahçı gladio ile sürdürdüğü anlaşılıyor. Emniyet’e alınmak istenen ağır silah hikayesini de bu bilgiler doğrultusunda değerlendirin.

Belli ki ABD’nin Türkiye ile ilgili hesapları var. Kuzey Irak Kürt oluşumu, Kıbrıs, Türkiye’yi iç savaşa sürüklemek gibi planlar olabilir. ABD Kıbrıs konusunda 1974 yılında yanıldı, yeniden yanılmak istemiyor olabilir mi? Türkiye’de çıkarmayı planladığı bir iç savaşa karşı Ordunun nasıl bir hazırlığının olduğunu öğrenmek istiyor olabilir mi?

ABD AKP’yi kullanarak Ordu üzerinde operasyonlar yapıyor. Kuzey Irak’ta Ö.K.K. ekibinin başına çuval geçirerek başlayan bu süreç, Ö.K.K.’nda arama yaptırılarak devam ediyor.

Ö.K.K.’nın kozmik odalarında ne tür belge ve bilgilerin bulunduğuna dair askerler medyaya bilgi verdi. Verilen bilgilere göre bu odalarda olağanüstü bir durumda (savaş gibi) ne tür işlemler yapılacağına dair ‘çok gizli’ olan bilgiler bulunmakta. Bu bilgiler ışığında ‘arınç’ hikâyesindeki sekiz subayın serbest bırakıldığını da göz önünde bulundurursak, kozmik odalara niçin girildiğini ve buradaki bilgileri kimlerin çok merak ettiğini anlamış oluyoruz.

ABD’nin eski Ankara Konsolosu Edelman; “AKP’li bazı bakanlar 2004-2005 yıllarında bana gelerek Ordu darbe yapabilir dediler ve benden yardım istediler, Ordunun darbe yapabileceğine dair bir bilgi yoktu, bunu onlara söyledim” diyor. Zavallılıklarını görüyor musunuz? Abisine şikayete giden çocuklar gibi… Bir ülke başka nasıl küçük düşürülebilir?


Biraz beyin jimnastiği yapalım: "Bir ülke üzerinde emelleriniz var. Hatta 24 Temmuz 2004 yılında emeliniz olan ülkeyi işgal planı olarak Nevada çölünde bir tatbikat bile yapmışsınız. Hedef ülkeyi 96 saat içinde işgal ederek 96 saatte dış saldırıya karşı hazırlanan orduya da mesaj göndermişsiniz. O ülkeyi yöneten iktidarın bakanları gelmiş, ordusunu size şikayet ediyor ve yardım istiyor. Bundan iyi fırsat olur mu? 1991 yılında kapı dışarı edildiğiniz bir kurumun yatak odasına girmek için en iyi fırsat. Bu darbe paranoyaklarını Ö.K.K.’na yönlendirerek kendi ülken adına fırsata dönüştürürsün. Böylece o ülke üzerinde emellerini gerçekleştirmeden önce direnç noktalarını ve planlarını öğrenirsin."

RTE’nin danışmanları zaten büyük oranda ABD tedrisatından geçmiş Kürtçüler. RTE’nin nasıl yönlendirildiği malum. Güneydoğu’da yapılan mesnetsiz dedikodular RTE ve hükümet edenler için gerçek bir bilgi gibi kabul görüyor. O dedikodulara göre Ordu suçlu ilan ediliyor. Yani, dedikodu ile siyaset yapıyorlar. DTP’liler istifa edecekken, Öcalan boşuna mı hükümetin imdadına yetişerek DTP’lileri istifadan vazgeçirdi?


Bu görünen tabloya göre; ABD AKP’yi kullanarak Fetullahçı Gladio ile beraber Türk Ordusuna operasyon düzenliyor. Bu da demektir ki, ABD Türkiye aleyhine bir şeyler tertipliyor.

Birileri Ö.K.K.’nı kasten 1991 öncesi ABD kontrolündeki Özel Harp Dairesi ile özdeşleştirerek kakafoni yapıyor. Özdeşleştirenler kim? Fetullahçılar, Çandar gibi ABD derin devletinin elemanı olan provakatörler… Ö.K.K. ABD’nin derin devletine hizmet ediyor olsaydı; 1960, 12 Mart Muhtırası, 1980 darbelerini alkışlayanlar “Altanlar gibi” bugün de Orduyu alkışlardı.

Sözün özü; “ABD+FettulCİA” AKP gözetiminde Orduya operasyon yapıyor. Geldiğimiz noktada, asker Ankara’da alışveriş bile yapacak olsa; emniyete noter tasdikli bir görevlendirme belgesi yollayarak bilgilendirsin(!).. Ankara’nın her semtinde bir AKP’linin bulunma ihtimali olduğuna göre, maazallah her an suikast suçlamasıyla gözaltına alınabilirsiniz(!)

Z_eucar@yahoo.com.tr


Zahide UÇAR / İnternetajans, 4 Ocak 2010
Namık KEMAL:
"Vatanın bağrına düşman dayamış hançerini,
Yok mudur kurtaracak bahtı kara maderini?"


Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK:
"Vatanın bağrına düşman dayasın hançerini,
Bulunur kurtaracak bahtı kara maderini."



http://www.guncelmeydan.com/pano/tayyip-erdogan-a-gonderilen-cfr-muhtirasi-kuresel-ihale-t18169.html
http://www.guncelmeydan.com/pano/abd-disisleri-abdullah-gul-u-biz-yetistirdik-t23656.html
http://www.guncelmeydan.com/pano/dun-malta-surgunleri-vahdettin-bugun-ergenekon-tayyip-t18151.html

KAÇAMAYACAKSINIZ!
Kullanıcı küçük betizi
Oğuz Kağan
Genel Yetkili
Genel Yetkili
 
İletiler: 12355
Kayıt: Sal Oca 27, 2009 23:04
Konum: Ya İstiklâl, Ya Ölüm!

Şu dizine dön: Zahide UÇAR

Kİmler çevrİmİçİ

Bu dizini gezen kullanıcılar: Hiç kayıtlı kullanıcı yok ve 0 konuk

x