
Yapımcılığını ve yönetmenliğini Şehbal Şenyurtun, kurgusunu Bülent Arınlının üstlendiği belgesel, cemaat vakıflarının tapulu mülklerinin ellerinden alınmasına yönelik hukuk dışı bürokratik uygulamalar ile ayırımcı mahkeme kararlarını, Türkiyenin yakın geçmişinde Gayrimüslim vatandaşlara yönelik diğer ayırımcı politika ve yasalar bağlamında ele alarak, tarihsel sürekliliğe sahip bu devlet politikasının içine oturtuyor. Fener Rum Lisesi Vakfının avukatı Gülten Alkanın da belgeselde belirttiği gibi: azınlık vakıflarının taşınmazlarının elinden alınması münferit bir olay değildir. Bu bir politikanın son noktasıdır. Bu tespitten hareketle, belgesel, vakıfların mülk sorununu 1936 beyanı ve 1974 tarihli Yargıtay kararının yanı sıra, 6-7 Eylül olayları ve Tarlabaşı yıkımından kareler ile örerek anlatıyor.
Belgesel kapsamında cemaat vakıflarının yöneticileri ile yasal temsilcileri ve cemaat mensupları ile yapılan röportajlar, söz konusu mülkiyet hakkı ihlallerinin gayrimüslim vatandaşların Türkiye ile kurdukları vatandaşlık ilişkisini ne kadar zedelediğini çarpıcı bir biçimde ortaya koyuyor. Kapısına kilit konan apartmanların, bakımsızlıktan yıkılmak üzere olan kiliselerin, üçüncü kişiler tarafından kullanılan binaların ve el konan mülklerin mevcut durumuna ait saptamalar da içeren belgesel, varlıkları Gayrimüslim vatandaşların Türkiyedeki hayatlarını sürdürebilmeleri için elzem olan vakıfların hangi şartlar altında eğitimsel, dini, hayri ve sosyal hizmetler vermeye devam etmeye çalıştığını gösteriyor. Belgesele konu edilen Ermeni, Rum, Musevi ve Süryani cemaatlerinin sorunları belirli noktalarda farklılaşsa da, bu cemaatlere mensup kişilerin ortak bir algısı bulunuyor. Buna göre, geçmişi, kökleri ve ataları bu topraklarda olan, kendilerini bu topraklara ait olarak tanımlayan Türkiyenin gayri-Müslim vatandaşlarının ayrımcı devlet politikalarına maruz kalmalarının ardında, kendilerini yabancı telaki eden bir zihniyet yatıyor.
Azınlıklar ve azınlık hakları ile ilgili meselelerin ağırlıklı olarak milli güvenlik, bağımsızlık ve egemenliğe müdahale ekseninde algılandığı ve sorunun insani ve vatandaşlık boyutunun görünmez kılındığı mevcut durumda, belgesel vatandaşlığa yaptığı vurguyla da öne çıkıyor.
Kaynak:
- İm (Kod): Tümünü seç
http://www.tesev.org.tr/default.asp?PAG00_CODE=DMKETKDTR&MMM00_ITEM_CODE=DEMDPR3T5