bu kadar sevebilirmisiniz?

Forumda gereksiz, yanlışlıkla açılmış veya kilitlenmiş başlıklar buraya taşınır.

bu kadar sevebilirmisiniz?

İletigönderen LEYL » Cum Şub 23, 2007 23:19

Bir otobüs durağında karşılaşmışlardı ilk kez... biri tıpta okuyordu öbürü
mimarlikta.O ilk karşılaşmadan sonra bir kere, bir kere,bir kere daha karşılaşabilmek icin hep aynı saatte aynı duraktan aynı otobüse
bindiler.GENCTİLER cok genç.. birbirleriyle konuşacak cesareti bulmaları
biraz zaman aldı ama sonunda başardılar.İkiside her sabah otobuse bindikleri semte oturmuyorlardı aslında.Delikanlı arkadasında kaldıgı icin o duraktan binmişti otobüse,kız ise ablasında sırf birbirlerini görebilmek icin her sabah erkenden evlerinden cikip şehrin öbür ucundaki o durağa onların durağına
geldiklerini birbirlerine gülerek itiraf ettiler bir süre sonra...
Okulları bitince hemen evlendiler.Mutluydular hemde cok mutlu....
Bazen işsiz bazen parasız kaldılar ama öylesine sıkı kenetlenmiştiki yürekleri
ve elleri hic bir seyi umursamadılar .. Ayın sonunu zor getirdikleri günlerdede
ünlü bir mimar ve doktor olduklarındada hep mutluydular.. Zaman aşımına
uğrayan alışkanlıklarına yenik düşen banka hesabında para kalmadığı için yada tam tersi o hesabı daha kabarık hale getirmek uğruna bitip TÜKENİVEREN sevgilerden değildi onlarınki... Günler günleri yılllar yılları kovaladıkça sevgileride büyüdü büyüdü...Tek eksikleri çocukları olmamasıydı..zorlu bir tedevi sürecine rağmen çocuk sahibi olamayınca bütün mutluluklarının bizim olmasını beklemek bencillik olur diyerek devam ettiler hayatlarına çocuk yerine sevgilerini
büyüttüler
SENİN İÇİN ÖLÜRÜM DERDİ kadın sımsıkı sarılıp adama ve adam hayır
BEN SENİN İCİN ÖLÜRÜM diye yanıt verirdi hep...
Bazen eve geldiğinde aynanın üzerinde bir not görürdü kadın BİR TANEM kütüphanenin ikinci rafına bak ..... kütüphanenin ikinci rafında başka bir not bulurdu mutfak masasının üzerine bak ve SENİ COK SEVDİĞİMİ SAKIN UNUTMA!mutfaktaki masadan salondaki dolaba koştura koştura giden kadın sonunda kimi zaman bir ÇİÇEK kimi zaman en sevdiği çukolatalar kimi zaman da pahalı armağanlarla karşılaşırdı..Aldıgı hediyenin de ne oldugu da önemli degildi zaten...
Hayat ne kadar hızlı akarsa aksın işleri ne kadar yoğun olursa olsun hep birbirlerine ayıracak zaman buluyorlardı bulmasına ama 40 yaşların ortalarına
geldiklerinde daha az çalışmaya karar verdiler.. Adam hasteneden ayrıldı ve
muayenehanesinde hasta kabul etmeye baŞladı.. Kadın da mimarlık bürosunu
kapadı ve sadece özel projelerde görev aldı.Artık daha fazla beraber
olabiliyorlardı.Bir gün sahilde dolaşırken harap durumda bir ev gördü kadın üzerinde satılık levhası olan...ne dersin bu evi alalımmı ? dedi adama
bu viraneyi yıktırır harika bir ev yaparız.. Projeyi kafamda çizdim bile..
kocaman terası olan martıları kahvaltıya davet edebilecegimiz bir deniz evi yapalım burayıı..Sen istersinde ben hiç hayır dermiyim dedi adam...amerikadaki tıp kongresinden doner dönmez ararım emlakçıyı ....Kaç para olursa olsun burası bizimdir artık..Sadece bir hafta ayrı kalacaklarını bildikleri halde ayrılmaları zor oldu.. Adam amerikaya giderken her gün her saat konuştular .... Göz yaşları icinde kucaklaştılar havaalanında.Fakat bir kaç gün
sonra kocasında bir tuhaflık olduğunu fark etti kadın eskisi kadar mutlu
görünmuyor konuşmaktan kaçınıyordu.Onu neşelendirmek için sahildeki evi hatırlattı ve çizdiği PROJEYİ verdi kadın ama hiç beklemediği bir cevap aldı .. CANIM o ev bizim bütçemizi aşıyor sen en iyisi o evi unut ..
Mutsuzluk mutlulugun tadına alışmış insanlarda daha da acı daha da çekilmez gelir.
Kadın hiç sevmedi bu beklenmedik misafiri ... derdini söylemesi icin yalvardı adama,SENİN İÇİN ÖLÜRÜM biliyorsun ne olur anlat diye dil döktü boş yere.... Yıllardır sevdiĞi adam duyarsız sevgisiz biriyle yer değiştirmişti sanki.
Ona ulaşmaya çalıştıkça beton duvarlara çarpıyordu kadın.Her çarpmada daha da fazla kanıyordu YÜREĞİ....
BİR GÜN ÇOCUKLUĞUNUN gençliğinin bütün hayatının birlikte geçtiği bir
arkadaşına dert yanarken lafını kesti arkadaşı artık dayanamıyorum sana anlatmak zorundayım o seni aldatıyor..Her gün iş yerimin
karşısında genç bir bayanla yemek yiyor sonrada sarmaş dolaş biniyorlar
arabaya....sus, sus çabuk duymak istemiyorum bu yalanları diye bağırdı kadın ..
onca yıllık arkadaşını kendisini kıskanmakla suçladı...Ertesi gün öğle vakti o restoranın hemen karşısında bir köşeye sindi sessizce ve peri masallarının bir masal oldugunu anladı...Kocasının eskiden aynı hastenede çalıştığı
genç çocuk doktorunu hemen tanıdı.Bazen evlerinde ağırladıkları kadına nasıl sarıldıgını gördü adamın akşam kocası eve gelir gelmez bazen bağırıp
bazen ağlayarak bazen ona sımsıkı sarılıp bazende yumruklayarak haykırdı
suratına her seyi..İnkar etmedi adam.Zamanla duyguların değişebildigi orta yaşa geldiğinde insanların farklılık ardadığı gibi bir şeyler geveledi ağzında ve bavulunu alıp gitti evden.Kapıdan çıkarken son bir kez kucaklamak isterim diyecek gibi oldu.Kadın defol dedi..nefretle...İlk celsede boşandılar modern bir aşk hikayesinin böyle bittiğine kimse inanamadı.Arkadaşlarının desteğiyle ayakta kalmaya çalıştı kadın.Adamın sevgilisiyle amerikaya yerlestiğini öğrendi.
Bazen yalnız kaldığında onu hala sevdiğini hissedince ağlama nöbetleri geçiriyor aşkın yerini en az onun kadar yoğun bir duygu olan nefretin alması için dua ediyordu..
Aradan bir yıl geçti her şeyin ilacı oldugu söylenen zaman bile kadının
derdine çare olamamıştı.Bİr sabah ısrarla çlan zilim sesiyle uyandı.Kapıyı açtığında karşısında o kadını gördü.. Sen buraya ne yüzle geliyorsun diye bağırmak istedi ama sesi çıkmadı..Lütfen içeri girmeme izin ver mutlaka konuşmamız gerekiyor dedi.Genç kadın.Kanepeye ilişti ve zor duyulan bir sesle konuşmaya başladı.Hic bir şey göründüğü gibi değil aslında... cok üzgünüm
ama o bir saat önce öldü..Geçen yıl kongre sırasında öğrendi hastalığını
ve bir yıl ömrü kaldığını...Buna dayanamayacağını hep söylediğin gibi onunla birlikte ölmek isteyecegini biliyordu..
Seni kendisinden uzaklaştırmak icin sevgilisi rolünü oynamamı istedi. Ailesinede haber vermedi.Amerikaya yerleştigimiz yalanını yaydı..Oysa ilk karşılaştığınız otobüs durağının karsısında bir ev tutmustu.Tedavi görüyor ve kurtulacağına inanıyordu ama olmadı .. gece fenalaşmış bacısı beni aradı son anda yetiştim.. Sana bu kutuyu vermemi istedi....gözlerinden akan yaşları durduramıyacağını biliyordu kadın hemen oracıkta ölmek istiyordu...Eline
tutuşturulan kutuyu açmayı neden sonra akıl edebildi.. itina ile katlanmış
bir sürü kağıt vardı kutuda sırayla okudu
SENİ ÇOK SEVDİM
SENİ SEVMEKTEN HİÇ VAZGEÇMEDİM
SENİN İÇİN ÖLÜRÜM DERDİN HEP doğru söylediğini bilirdim
FAKAT BENİM İCİN ÖLMENİ İSTEMEDİM
şimdi bana söz vermeni istiyorum benim icin yasayacaksın ANLAŞTIKMI son
kağıdı alırken kutuda bir anahtar oldugunu gördü kadın.. ve son kağıtta şunlar yazılıydı.....

Sahildeki evimizi senin çizdigin projeye göre yaptırdım.Kocaman terasta martılarla kahvaltı yaparken
BEN HEP SENİ İZLİYOR OLACAĞIM........
Resim
Kullanıcı küçük betizi
LEYL
Üye
Üye
 
İletiler: 8
Kayıt: Pzt Şub 19, 2007 17:57

Şu dizine dön: Güncel Meydan Çöp Tenekesi

Kİmler çevrİmİçİ

Bu dizini gezen kullanıcılar: Hiç kayıtlı kullanıcı yok ve 0 konuk

x