[img]http://www.addmalatya.org/resimler/canakkale.jpg[/img]
Bu gün bir vatanımız varsa biz bu vatanda özgürce yaşıyorsak, dahası çağdaş uygarlığa hatırı sayılır eserler verebilmişsek, bunu her şeyden önce o büyük direnişe ve bu direnişle kazandığımız onura borçluyuz.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarıÇanakkale Geçilmez iradesiyle emperyalist güçlerinin karşısına çıkmışlar, emperyalizmin karşı konulamaz, yenilemez olmadığını ortaya koymuşlardır. Çanakkale zaferi ,hiç şüphe yok ki, ulusumuza çok ağıra mal oldu.Hemen hemen her Türk ailesi, Çanakkalede bir ferdinin kanını akıtarak,bu zaferde pay sahibi olmuştur.Çanakkale Savaşı, demir ve çeliğin, insan güçünü ve cesaretini yenemeyeceğini ve vatan sevgisini öldüremeyeceğini ,yıldırımayacağını bütün dünyaya ispat etmiştir.Emperyalist güçler beklemedikleri bir dirençle karşılaştılar. Oysa hasta bir ülkenin çaresiz ordusuydu karşılarındaki..Yarı aç,yarı çıplak ve donanımsızdı.Böylesi bir ordunun karada, denizde ve havada 259 gün süren benzersiz direnişi sonunda, adeta kaçarsına gittiler. 9 Ocak 1916da Çanakkale nin geçilmez olduğunu öğrendi dünya.
Kuşkusuz bu gün Türkiye Cumhuriyeti varsa Çanakkale sayesinde vardır. O direniş zaferi ulusal onuru ve bilinci canlandırmış, öz güveni tazelemiştir.Özgüvenin bilinçli uzantısı Kurtuluş Savaşımızdır.
Çanakkale savaşları;Türk ve Dünya uluslarının tarihsel yazgılarını değiştirmiştir. Birinci Dünya Savaşının en önemli cephelerinde biri Çanakkalede elde edilen bu zaferin üç önemli sonucu olmuştur: (1) Doğunun büyük bir imparatorluğunu oluşturan koskoca çarlık Rusyası yıkılmıştır. (2) Sınırları içinde güneş batmayan Batılı büyük devlet olan Büyük Britanya İmparatorluğunda ilk yara açılmıştır. Böylece emperyalizm tam çökmüş olmasa bile, bir hayli sarsılmıştır. (3) En önemlisi de hiç kuşkusuz, kısa bir süre sonra ülkenin yazgısını eline alarak ulusal bağımsızlık savaşını verecek olan, bugün tüm insanlığın hayranlık duyduğu Yüce Önder Atatürkün tarih sahnesine çıkması ve yanındaki kadroları geleceğe hazırlamasıdır. Kurtuluş Savaşı istenci ve mücadele yeteneği bu zafer ile güçlenmiştir.
ÇANAKKALE KAHRAMANLARI
43-ncü Alay 1-nci P. Tb. 1-nci Bölük
1917 YILI YEMEK LİSTESİ
GÜN SABAH ÖĞLE AKŞAM EKMEK
15 HAZİRAN : ÜZÜM HOŞAFI YOK YAĞLI BUĞDAY ÇORBASI TAM
26 HAZİRAN : YOK YOK ÜZÜM HOŞAFI TAM
18 TEMMUZ : ÜZÜM HOŞAFI YOK YOK YARIM
8 AĞUSTOS : YARIM EKMEK YOK ŞEKERSİZ ÜZÜM HOŞAFI -
NOT: 21 TEMMUZ 1917'DEN İTİBAREN BAŞLAYARAK ORDU EMRİYLE EKMEK İSTİHKAKI 500 GRAMA İNDİRİLMİŞTİR. ÇÜNKÜ UN VE EKMEK KALMAMIŞTIR.
BU VATANIN NASIL KAZANILDIĞINI BİLMEYENLERE, ANLAMAYANLARA YA DA ANLAMAK İSTEMEYENLERE
LÜTFEN ANLATINIZ
Zaferin yukarıdaki etkileri yanında, Türk ulusu açısından sosyal alanda da etkileri görülmüştür. Çanakkale deniz ve kara savaşlarında toplam 211.000 insan zayiatı veren Türk ulusu, bu arada binlerce okumuş ve aydının kaybetmişti. Kesin olamayan tahmini rakamlara göre, 100.000den fazla öğretmen, mülkiyeli, tıbbiyeli, yetişmiş okur yazar yitirildiği sanılmaktadır. Böylece o günün koşullarında ülkenin beyin takımını oluşturan küçümsenmeyecek sayıya ulaşan bu kayıpların, olumsuz etkileri, savaş sırasında olduğu kadar, bu savaşı izleyen Türk İstiklal Savaşında da fazlasıyla hissedilmiştir. Nitekim 1923te Cumhuriyetin ilanından sonra, Atatürkün başlattığı devrimler ve bunların parelinde girişilen reformların etkilerini yaygınlaştırılıp halka mal edilmesinde de hayli sıkıntılar çekilmiştir.
Son zamanlarda; Çanakkale zaferinin yaratıcısı MUSTAFA KEMAL i Çanakkale tarihinden silmek isteyen, insan aklının ışığından ve gerçeklerden ürken karanlık ruhlu akıl yoksunları bilmelidir ki ; Çanakkale İngiliz başkumandanı General Hamilton dan İngiltere savaş Bakanlığına 17 Ağustos 1915 tarihli telgrafta : Neden geri çekildiğimiz soruyorsunuz, gerçeği bütün açıklığıyla bildiriyorum ki çok cesurca savaşan, çok iyi sevk ve idare edilen asil Türk Ordusu ve Albay MUSTAFA KEMAL gibi dahi bir kumandanla karşı karşıyayız.Bunu hiçbir zaman unutmayalım.diye bildirmiştir. Tarihsel gerçekler ortada iken, Dünyanın hayran kaldığı bu kutsal vatan savunmasını; çarpıtılmış, gerçeklerle bağdaşmayan anlatımlarla , Mustafa Kemal siz bir Türk tarihi yaratmak isteyenlerin safı; dün olduğu gibi bu günde, yeni Sevr planlarıyla Türk ulusunu parçalamak,yok etmek isteyenlerin safıdır.
Bu ülkede yaşayan herkesin varlığını yüce Atatürke borçlu olduğunu bilmesi vicdani ve insani sorumluluğunun gereğidir.Bunu görmezden gelmek gaflet,delalet ve hatta ihanet içinde olmaktır.
Çanakkale, Türk Ulusunun uluslaşma mücadelesinin görkemli beratıdır. Özgürlüğü ve bağımsızlığı için yüz binlerce evladını şehit verebilen ve gerektiği her zaman bunu gözünü kırpmadan defalarca kanıtlayan bir Ulus, elbette inceltilmiş yeni emperyalist oyunlarını da bozacaktır.
Doksan bir yıl önce Çanakkale önünde durdurulan emperyalistler günümüzde kendi savaşçılarını değil; sözde uluslar üstü kuruluşların temsilcilerini, özde ise emperyalist maşası olan ajanlarını ve hazırladıkları iş birlikçilerini sokarak ülkemizi ele geçirme ve parçalama süreci içerisindedirler. Ama yine hüsrana uğrayacaklardır. Yaşananlar tarih boyu sürdürülmek istenenlere benzer çabaların yeni hamleleridir. Bunun en somut örnekleri Türkiyenin de içine çekildiği süreç içerisinde toprak bütünlüğünü, üniter yapıyı, ulus devlet modelini zedeleme çalışmalarıdır. Bağımsızlık, vatan duygusu, ulusal bütünlük, milli irade ve dayanışmayı, tarihsel ve kültürel bağlılıkları, kalkınma heyecanını yok etme çabalarıdır.
Çünkü arzulanan, toplumu özgüvensiz ve hedefsiz kılmaktır. Sağa sola savrulan; bugünden geleceği tasarlamayan; teslimiyetçi; başı dik, onurlu ve kimlikli yaşama inancını yitirmiş bir Türkiye hedeflenmektedir. Binlerce şehit verilerek kazanılan yurt topraklarına, bölünmez bütünlüğümüzden ödün vermeden aynı bilinçle sahip çıkmalı, ülkemizin sağlam temeller üzerinde yükseltilmesi için geçmişte ulusça ödenen bedelleri gelecek kuşaklara iyi anlatmalıyız
Çanakkale mazlum ulusların kurtuluş yolunda bir kilometre taşıdır. Emperyalistlerin yenilmez olmadığının, onlara boyun eğmemenin olanaklılığının şanlı destanıdır.
Aradan 91 yıl geçmiş olmasına karşın Çanakkale Direnişinin anlamı,çağrışımları, duygusu ve bilinci, bugün de ülkemizin dünya ilişkileri ve geleceği acısından büyük bir tarihsel derstir.Bu inançla şehitlerimizi saygı, hürmet ve minnetle anarken, ufkun ötesini de gören Yüce Atatürkün ölümsüz anısı önünde saygı ile eğiliriz.. Onlar bağımsızlığımızın, onurumuzun anıt insanlarıdır; onlar bizim özgürlük abidelerimizdir.