
Bu araştırma raporunda Kemal, Kemalizm ve Kemalist sözcükleri toplam 82 yerde geçiyor. Bu kuruluş ideolojisinin gücünün artık tükendiğini, laik bir düzen güden bu ideolojinin çevredeki Müslüman ülkelerden Türkiye’yi uzaklaştırdığını ve hatta Kemalistlerin Müslümanlığa şüphe ile yaklaştıklarını ve Müslümanlığı ülkenin modernleşmesine engel olarak gördüklerini anlatıyorlar.
Nedense az sonra hava değişiyor, devamla, “Doksan yıl öncesine bakıldığında, kendi ölçülerinde Kemalizm bir başarı idi. Mustafa Kemal ve arkasından gelenler, yoksulluk içinde, okuma yazması olmayan bir yığın değişik etnik kökenden gelen Müslümanlardan bölgesinde siyasi ve ekonomik bir güç haline gelen, eğitimli, dinamik ve son derece milliyetçi bir ulus yarattı” diyorlar.
Eh yeteri kadar pohpohladık sizi, diyerek yeniden yüklenip, “Gayretlerine rağmen Cumhuriyet, Kürt kökenli halkın çoğunluğunu bu ulusa katamadı” ile lâfı getiriyorlar yıllardır sürdürdükleri bölücü söylemlere.
Rapor, Davutoğlu’nun kişiliğini, politik davranışlarını tepeden tırnağa inceledikten sonra Erdoğan ile birlikte Ortadoğu’da Amerikan çıkarlarına verdikleri hizmetten memnun kalındığını ifade ediyor.
Hillary yengemizin kankası Ahmet Davutoğlu’nun incilerini dinlemeye hazırız artık.
Rapordaki tarife göre, “dinî inançlarını açıkça tekrarlamaktan çekinmeyerek kendilerini eskilerden ayırt eden AKP’li yeni elitlerden Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu” neler diyor:
- “Kemalizm Türkiye’nin sorunlarının çözümü değil, sebebidir. Türkleri ve Kürtleri bir arada tutan inanç birliğinden uzaklaştırıp etnik düşmanlığa getiren, Türkiye’yi kendi halkları ile sonu gelmeyen çatışmalara sokan, komşu ülkelerle çözümü olmayan gerginliklere sebep olan Kemalizm’dir. Bu etnik parçalanmanın önüne geçmenin tek yolu Kemalizm’in düsturu olan “etnik milliyetçilik”den vazgeçip, tam tersini uygulamaktır.”
Yine Davutoğlu diyor ki, “bu Anadolu’da bir Türk ulus devlet kurma projesinin, Kürtleri içine alamadığı için soluğu kesilmekle kalmadı, patlamaya hazır bir saatli bomba olan Kürt sorununu da yarattı.”
Bu Kemalizm nasıl bir ideoloji ki Türkiye düşmanı emperyalist güçler dışarıdan bir türlü alt edemedikleri bu inancı, Atatürk’ün ölümünden 74 yıl sonra, şimdi içimizdeki hainleri kullanarak yıkmaya çalışıyorlar.
Rapor, “Kemalizm’in yerine fanatik dinci bir rejimin gelmesi” korkusunu da dile getirdikten sonra “şimdiki iktidarla idare etmeye devam” diyor.
Satırlar arasındaki gizli mesaj, “Kemalizm olmasın ama dinciler de olmasın”. Belki önümüzdeki dönemde ne “Kemalist” ne de “Dinci”, aslında ne mal olduğu bilinmeyen, örneğin Kılıçdaroğlu gibi birini destekleyecekler, daha doğrusu iktidara getirecekler.
Bu raporun kaynağı, SABAN Ortadoğu Politikaları Merkezi, Washington’da Brookings Institution adlı düşünce kuruluşunun bir bölümü. Ortadoğu’nun, Amerikan politikasının en önemli konusu olduğu bu günlerde, Washington’da karar mevkilerindeki politikacılara, deneyimli bilgi adamlarından oluşan ekipleri ile kritik sorunlarla ilgili tarafsız, etraflı bilgiler sunduklarını söylüyorlar.
Mayıs 2002’de bu bölümü Ürdün Kralı II. Abdullah açmış. Los Angeles’den Haim ve Cheryl Saban yüklü bir bağışla kuruluşun temelini atmışlar.
Dediklerine göre, “SABAN Ortadoğu Politikaları Merkezi” nin üst kurumu olan “ABD ve Avrupa” adlı merkez de, Amerikan ve Avrupa Birliği devlet yöneticileri ve politikacılarına, Balkanlar, Kafkasya, Türkiye ve Ukrayna’nın Avrupa Birliğine katılma stratejileri, NATO’nun geleceği ve Avrupa savunması, enerji güvenliğinde ortak politikalar ve terörle mücadelede işbirliği konularında yol gösterici bilgiler sağlıyor.
Erkan GÜÇİZ, 25 Temmuz 2012