Atatürkçü düşünce dernekleri ile sivil toplumun temsilcilerine çağrıdır:
- 1. Ülkemizi yönetenlerin izlediği siyaset, birey ve toplum güvenliğini fiilen tehlikeye düşürmüştür. Bugün, 5 şehit daha verdik. 17 yaşında bir kızımız hayatını kaybetti bu siyaset yüzünden.
2. Vatanımızın ve milletimizin birliği ve bütünlüğü de, izlenen bu siyasetin yanlışları yüzünden fiili tehdit altına girmiştir. Türk Ordusu'nun eli kolu bağlanmak ve askerini dahi koruyamaz duruma düşürülmek istenmektedir.
3. Etnik ve dini ayrıştırma hızla sürmekte, artan terör olaylarıyla milletimiz bir çatışma ortamına doğru hızla çekilmeye çalışılmaktadır. Bu gidişatın durdurulması ve izlenen bu siyasetin değiştirilmesi şarttır.
4. Demokrasilerde en büyük güç halktır, biziz. Demokrasilerde siyasete hesap soracak olan da halktır, biziz. Bu siyaseti biz seçtik, değiştirecek olan da biziz.
5. Bizim seçtiklerimiz artık bizi, Türk Milleti'ni, duymazdan ve görmezten gelmekte ve bizi yok saymaktadır. Bu yanlıştır. Kimsenin gücü halkı yok saymaya yetmez.
6. Var olduğumuzu, ülkenin de, bayrağın da, hükümetin de, ordunun da, devletin de sahibinin biz olduğumuzu göstermenin ve bilmeyenlere hatırlatmanın ve de sahip çıkmanın zamanı gelmiştir.
Gün; bugündür!
Ulusal niteliğini yitirmiş görünen medya, sesimizi halkımıza duyurmaktan kaçınmaktadır. İstanbul'da yürütülen soruşturmanın başvurduğu haksız ve hukuksuz yöntemlerle halkımız korkutulmaya, sindirilmeye, susturulmaya çalışılmaktadr. Bu böyle devam edemez! Ülkemizin nereye doğru sürüklenmek istenildiğini bir an önce halkımıza anlatmamız ve halkımızdan yardım istememiz şarttır.
Bu nedenle halkımızın huzuruna çıkıp olan bitenleri tüm açıklığıyla anlatmamız gerekmektedir.
Bunu yapabilmek için, tüm sivil toplum kuruluşlarının, başta Atatürkçü düşünce dernekleri olmak üzere, halk konferansı adıyla açık alan toplantıları düzenlemeleri ve sesimizi, bu toplantılar eliyle halkımıza iletmeleri tarihsel bir görev ve sorumluluktur. Biz hazırız. Açık alanlarda halkımıza sesimizi duyurmak için hazırız. 27 Haziran'da Yozgat/Sarıkaya'dan başlayıp Karadeniz bölgesinde bir seri açık alan toplantılarında halkımıza içinde bulunduğumuz tehlikeleri anlatacağız.
4 Temmuz'da, Atatürkçü Düşünce Derneği tarafından düzenlenen bir etkinlikte, "Bu vatan bizim, bu cumhuriyet bizim, bu bayrak bizim" diyerek ülkeye, bayrağa ve cumhuriyete sahip çıkan milletimizin evlatlarıyla Silivri'de toplanacağız.
- ◈ Amacımız; ülkemizde neler oluyor, bunu halkımıza anlatmaktır.
◈ Amacımız; bu gidişat bizi nereye sürüklüyor, bunu halkımıza anlatmaktır.
◈ Amacımız; bu gidişatı demokratik zeminde halk olarak durdurmaz isek, doğacak zararların bedelini çocuklarımızın ödemek zorunda kalacağını halkımıza anlatmaktır. Çocuklarımızın ülkemizin geldiği bu noktada, hiç bir suçu yoktur.
Biz bu ülkeyi bu hale getirdik, hepimizin az ya da çok payı vardır bu hale düşmemizden, o halde bunu düzeltecek ve çocuklarımıza huzurlu ve güvenli bir ülke bırakacak olan da bizleriz.
İzlenen bu siyasetin değiştirilmesi ve bu gidişatın durdurulması ancak, halkımızın kararı ile olacaktır.
Silivri'den sonra, bu amaçlarla düzenlenecek her etkinlikte varız, yeter ki siz çağırın, biz hazırız.
Sesimiz duyurmak zorundayız, bu gidişata dur, demek zorundayız!
|
22 Haziran 2010 / Erdal SARIZEYBEK
Not: Mesajlarınızı bu web sayfasından bize ulaştırabilirsiniz, dönüş yapılacaktır.