TRUMP’IN GÜMRÜK VERGİLERİ
Donald Trump’ın dün akşam, bir basın açıklamasıyla tüm dünyanın gözü önünde imzaladığı ‘önlemler paketi’, özellikle Avrupa Birliği ülkeleri ama tüm dünyayı yakından ilgilendirmektedir.
Trump, sanki tüm dünyaya ama öncelikle Avrupa’ya bir savaş açmış gibidir.
Peki ama Trump bir gecede mi bu kararları almak durumunda kalmıştır yoksa, ABD’de bu görüşler çok daha önceden ‘Amerikan entelektüelleri’ tarafından işlenmekte miymiş diye sorulabilir.
İşte başta New York Times gazetesi olmak üzere, ‘Amerikan düşüncesi’ni oluşturan düşünce klüplerinin önemli üyelerinden biri olan Cristopher Caldwell adlı gazeteci, geçen yıl Haziran ayında yapılan Avrupa Parlamentosu seçimleri ertesinde, Fransız Le Figaro gazetesine verdiği demeçte, “Amerikalılar Avrupa uygurlağının çöktüğünü görüyorlar” diyordu. («Les Américains voient l’Europe comme une civilisation en déclin» Le Figaro, 7 Juin 2024)
Bu çöküşü, Avrupa’nın ta 1960’larda başlatılan ‘İşgücü alımı’yla başlatan Caldwell, sonunda başta Fransa olmak üzere çoğu Avrupa ülkesinin Müslümanlar tarafından ‘dönüştürülmesi’ne bağlıyordu.
Böylesi bir tez bir çok yönden ele alınabilir, ama ideolojik yönü bir yana bırakılırsa, Caldwell, ‘ekonomi politik’in bir temel ilkesi olan “ekonomi ve toplumun belli bir uyum içinde yürüdüğü” ilkesini de tartışmaya açmaktadır.
Dünya genelinde ve kuşkusuz Türkiye’de, ‘ekonomi’ ile ‘toplum’ arasındaki ‘uyumsuzluk’ da ne demek diye şaşırıp kalanlar olabilir.
Oysa böylece, ‘ekonomi’ ile ‘politik’ arasındaki gerilim ve daha doğrusu ekonomi ile ekonomiyi yöneten siyasetçiler arasındaki uyuşmazlığın doğurduğu bir ‘gerilim’in olduğu böylece dillendirilmiş olmaktadır.
Bir başka deyişle, her ‘hükûmet’ ya da giderek ‘Devlet’in, ‘toplumun refahı için’ çalışacağı gibi bir ‘ön kabul’ de böylece çökmüş olmaktadır.
Kaldı ki, çeşitli yazılarımızda ‘Millet Devlet’e karşı’ gibi bir tezi dillendirmiş olmamıza karşın, bu, çoğu çokbilmiş tarafından bir ‘fantazi’ olarak değerlendirilmişti.
Oysa, Caldwell’in sezdiği ama Trump’ın bizzat uygulamaya koyduğu üzere, ‘dünyayı yöneten sisyasal örgütlenme’ ile dünya halklarının ‘ekonomik yaşantısı’ arasında derin bir çatlak ve hatta çatışma çıkmış bulunmaktadır.
Gerçekten de Birinci Dünya Savaşı’ndan itibaren ama daha çok İkinci Dünya Savaşı’yla birlikte kurulan, sözde ‘uluslararası sistem’in İMF, Dünya Bankası, Dünya Ticaret Örgütü, Uluslararası Çalışma Örgütü gibi kurum kuruluşlarının yönlendirdiği ‘uluslararası uyum’, Trump’ın bir genelgesiyle darmadağın olmak üzeredir.
Bu durumu açıklamaya, ‘siyaset bilimci’ ya da ‘siyaset iletişimci’lerinin Trump’ın kişiliğiyle ilişkili kuram ve değerlendirmelerinin yetmeyeceğini belirterek başlayalım.
Ve geçen yazıda adını andığımız ekonomist Henry Charles Carey’in görüşlerini, daha doğrusu emperyalist aşamada kapitalist ekonomi politiğin temellerine ilişkin yeni bir değerlendirmeden söz edelim.
Bu şu demektir; dünya bir küçük köy oldu diyerek zil çalıp oynamadıkları kalan günümüz kapitalist/emperyalist sistem savunucularının, bel bağladıkları serbest rekabetin yol açacağı ‘kerametler’, şimdi Trump’ın bir fiskesiyle tuzla buz olmak üzeredir.
Peki ama Trump’ın bu hamlesiyle, sadece kökünü kazıyacağını söylediği düşmanlar mı zarar görecektir yoksa ‘Yeniden Büyük Amerika’ diye söz verdiği amerikalılar da mı zarar görecektir?
Sonra, eğer bu gerçekten bir ‘ölüm/kalım’ mücadelesi olacaksa, örneğin Türkiye gibi bir ülke hangi tarafta yer alacaktır?
Çok daha önemlisi, sadece ‘gümrük vergilerini’ artırmak gerçekten bir ‘ölüm-kalım’ mücadelesini başlatmak için yeterli bir araç mıdır; yoksa ardından daha etkili ‘araç’lar da kullanılacak mıdır?
Kullanılacaksa, bu ‘araç’lar neler olabilir?
İşte bu benzeri sorulara olabildiğince yalın yanıtlar vermeye çalışacağız.
(Sürecek)